21 Temmuz 2016 Perşembe

Satın Aldıklarım #1: Sherlock Holmes 1. Cilt

Satın Aldıklarım #1: Sherlock Holmes 1. Cilt

Çok uzun bir aradan sonra geçen hafta satın aldığım bir kitaptan bahsetmek istedim. Fazla kitap alışkanlığım olmadığından bir önceki kitabımı alalı da 5-6 ay olmuştur sanırım. Satın aldığım ilk gün büyük bir heyecanla önsöz ve giriş kısmının birazını okudum ve daha sonra hiç okumadım. 66 sayfa giriş kısmı olur mu be?

Sherlock Holmes kitaplarından başka bir kitaba para vermediğimden dolayı aldığım kitap yine Sherlock Holmes oldu. Benim için her zaman yeri bir başkadır. Sherlock Holmes'de olmasa kitap falan okumazdım diye düşünüyorum. Teşekkürler, Sir Arthur! 

Her neyse fazla uzatmadan kitaba geçeyim ben. 69₺ fiyatı olmasına rağmen D&R üzerinden 46₺+3,99 kargo fiyatına satın aldım. Everest Yayınevi tarafından basılan bu kitap daha doğrusu cilt,  (önsöz ve giriş bölümleri hariç) toplamda 763 sayfa. Yukarıdaki görselden de gördüğünüz üzere mükemmel bir kapağa sahip olan bu cildin giriş kısmı: Önsöz, Giriş, Sherlock Holmes'un Dünyası, Abdülhamid ve Sherlock Holmes kısımlarından oluşuyor.

Sıkıcı bir önsöz ve girişin ardından Sherlock Holmes'un hayatının tüm ayrıntıları anlatılmış, son kısımda ise Abdülhamid ve Sherlock Holmes ilişkisine kısaca değinilmiş. Ardından Sherlock Holmes'un maceraları ve anıları ile karşılaşıyorsunuz. Diğer kitaplardan farklı olarak sayfalarda bulunan bazı anahtar kelimelerin sayfa kenarında açıklama notları bulunuyor. Bence çok güzel bir ayrıntı olmuş. 

Sherlock Holmes 1. Cilt kitabı gerek yazı fontları olsun gerekse renkleri ve içeriği olsun tam bir nostaljik hava katıyor. Sanki polisiye roman değil de bir tarih kitabı okumuş hissi veren bu kitabın sonunda ise Sherlock Holmes'un hayatı ve dönemi hakkında ayrıntılı bir kronoloji bulunuyor. Neredeyse her şeyin düşünüldüğü bu kitabın 2. cildi de mevcut.
Kitap Hakkında
Kitap Adı Sherlock Holmes 1. Cilt
İçeriği Polisiye Roman
Editör Leslies S. Klinger
Çevirmenler Kaya Genç - Berrak Göçer
Yayınevi Everest Yayınevi
Basım Tarihi Mart 2013
Sayfa Sayısı 763

Son Sözler

Bir an önce kitabı bitirdikten sonra yorumu ile beraber tekrardan karşınızda olacağım. Daha sonra ise 2. cildi de alırım herhalde. Kitabı daha önce okuyan varsa ve düşüncelerini yorumda belirtirse çok memnun olurum. Peki sizler bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz?

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Kullandıklarım #2: Launcherlar İçin Dives İkon Paketi

Kullandıklarım #2: Dives İkon Paketi

4 gün kadar bir boşluktan sonra yeniden merhabalar. Bildiğiniz üzere ülkemizde olan olaylar dolayısıyla yazı yazmanın doğru olmadığını düşünerek boş geçirmiştim. Bu olaylar ile ilgili yorum yapmadan istemeyerek de olsa kullandığım bir uygulamadan bahsedeceğim. Android cihazınızın arayüzü haricinde bir launcher kullanıyorsanız ve kapsamlı bir ikon paketi istiyorsanız bu uygulamanın size göre olduğunu söyleyebilirim.

Yukarıdaki görselden de anlaşıldığı gibi "Dives İkon Paketi" sayesinde uygulamalarınızın ikonları dairesel ve göze hoş bir şekilde gözükür. Yani günümüzün popüler tasarımı "Flat Design'a" uygun renklere ve gölgelere sahiptir. Toplamda 3770'den fazla ikon barındıran bu uygulama sayesinde oyunlarınız, uygulamalarınız ve sistem uygulamalarınız istediğiniz gibi gözükecektir.

Ayrıca uygulama içerinde yüzlerce duvar kağıdına da erişebilirsiniz. Sizlere beğendiğim bir özellikten de bahsetmek istiyorum. Uygulama içerisinde, uygulama yapımcısına bulunmayan ikonları bildirdikten sonra, bir sonraki güncellemeyle beraber istediğiniz ikonlar da uygulama içerisinde bulunur halde geliyor, hizmette sınır yok 😄 Buna örnek olarak, Sahibinden ve N11 uygulamalarını söyleyebilirim.

Ekran Görüntüleri


Dives İkon Paketi

Nasıl Yüklenir?


  • Aşağıda bulunan indirme butonuna tıkladıktan sonra "Dives İkon Paketi.apk" adlı dosyayı indiriniz.
  • İndirdiğiniz dosyayı cihazınızda açarak kurulumunu tamamlayınız.
  • Kullandığınız launcher uygulamasının ayarlarından ikon paketi seçeneğini "Dives İcon Pack" olarak işaretleyiniz.
  • Artık uygulamalarınızı farklı tarzda görüntüleyebilirsiniz.

Tavsiye bir launcher istiyorsanız buradaki uygulama tam size göre!

17 Temmuz 2016 Pazar

GIMP 2.8.18 32-64 bit Multilingual




GNU Image Manipulation Program without installation.

Download Portable GIMP 32-64 bit Multilingual (67 MB)

Extract and run GIMPPortable.

Copy additional fonts in Data\GIMP\fonts

To change language, add GIMPLanguage=(one of the subfolders names in \App\GIMP\share\locale) in GIMPPortable.ini

If you drag'n drop a file on (or open with) GIMPPortable: it will be opened in GIMP.

Settings of installed GIMP should be preserved.

14 Temmuz 2016 Perşembe

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

SEO Uyumlu Makale, Bazı Püf Noktalar, Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Daha Fazlası...

Buradaki yazımda başlık ve açıklamasında belirttiğim gibi, Blogger'da yazdığınız yazıları tabiri caizse arama motorlarına nasıl sevdirebileceğiniz hakkında birkaç şeye değineceğim. Umarım faydasını görürsünüz. Daha önceden de bu yazının demosu niteliğinde olan "Blog'da Yazı Yazarken Dikkat Edilesi Şeyler" adlı yazıma da bir göz atabilirsiniz. Şimdiki yazacaklarım daha önceki yazmış olduğum yazının bir tık fazlasıdır, haberiniz olsun.

İster Blogger, ister Wordpress, isterse de diğer platformlar olsun, yazdığımız yazıları arama motorlarının beğeneceği türden yazmalıyız. Nasıl ki bir manava gittiğimizde çürük olan bir sebze ya da meyveyi seçmiyorsak, arama motorları da tabiri caizse çürük yazıları yukarılarda göstermek istemiyor. Yazılar yukarılarda olmadığından dolayı amacımıza ulaşamayacak ve gerekli kitleye istediklerimizi iletemeyeceğiz. Hal böyle olunca yazı yazarken birtakım şeyleri uygulamak ve dikkat etmek gerekir. Gelin bu dikkat etmemiz gereken şeylere biraz daha yakından göz atalım!

Başlık ve Yazı İçeriği

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

Daha önceden indexlenmemiş bir başlık, sizler için en iyisi olacaktır. Ayrıca başlık kullanırken daha dikkat çekici olmasına ve (Türkçede olduğu gibi) her kelimesinin ilk harfinin büyük olmasına dikkat etmek gerekir. Son olarak kullandığınız başlık "Etiketler" kısmında kullandığınız anahtar kelimelerden birini ya da daha fazlasını içermeli ki yazılarınız daha yukarılarda görünebilsin. Diyelim ki kullandığınız ana anahtar kelime "Blogger"olsun. Yazı başlığında da "Blogger" kelimesinin geçmesi gerekir.

Yazi içeriği içinse, ilk olarak özgünlük şarttır. Her yerde karşınıza çıkıyor değil mi özgünlük kelimesi? Hemen biraz açıklık getireyim şu olaya. Özgünlükten kastım, yazacağınız yazıyı kendi cümleleriniz ile yazmak, alıntı yapmamak, kopyala-yapıştır asla ve asla yapmamaktır. Çünkü Google bu tarz şeyleri anlamayacak kadar basit bir şey değildir.

Diyelim bir yazıyı kopyala-yapıştır yöntemi ile paylaştınız. Öncelikle emek hırsızlığı yapmış olacaksınız ki bu hem suç hem de islami yönden uygun değil. Her neyse işin blogi (:D) yönünden bakarsak Google, paylaştığınız yazıyı kesinlikle ve kesinlikle kopyala-yapıştır ile paylaştığınızı anlayacak ve cezayı yapıştıracaktır. Bu ceza ile birlikte yazılarınız arama motorlarında bile gözükmeyecektir.

Az çok özgünlüğü anlattım. Şimdi ise yazının nasıl olması gerektiğine geçelim. Yazının muhakkak Türkçe yazım ve imla kurallarına uygun bir şekilde yazılmasına özen gösterilmelidir. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da Google, yazım ve imla kurallarına uymuş ya da uymamış bir yazıyı seçebilmektedir.

Yazınız en azından 250 kelimeden fazla olmalıdır. Söylentiye göre Google 250 kelimeden az olan yazıları değersiz olarak kabul etmektedir ki bu da biz yazarların canını sıkabilir. Aslında önemli olan kelime sayısı değil, özgünlükle beraber yazım ve imla kurallarına uygunluktur diye düşünüyorum. Yazınızın kelime sayısını öğrenmek için buradaki yazımda bulunan "Word Count" eklentisini kullanabilirsiniz.

Yazdığınız yazıları sıkışık bir şekilde değil de gerektiği yerlerde paragraflara ayırarak, paragraflar arası eşit bir şekilde boşluk bırakarak daha derli toplu yazmak gerekir. Ayrıca yazı içerisinde kalın (bold), eğik (italik), altı çizili (underline), fosforlu gibi yazı çeşitlerini de kullanmak gerekir. Özellikle anahtar kelimeleri bu gibi yazı çeşitlerini kullanarak yazdığınız taktirde Google'ın yazınızı anlaması daha kolaylaşacaktır.

Yazının ilk 100 kelimesi içerisinde ana anahtar kelimeyi kullanmak çok faydalı olacaktır. Ayrıca ana anahtar kelimenizi yazınızın tamamında %3 ile %5 arası kullanmanız gerekmektedir. Bu da demek oluyor ki, 300 kelimelik bir yazı yazdıysanız, anahtar kelimeyi 9 ile 15 arası bir sayı kadar kullanmanız gerekmektedir. Fazlası spam olarak algılanabileceğinden ceza yeme olasılığınız artacaktır.

Yazı içeriğinde başlık(lar) ve alt başlık(lar) kullanmak hem ziyaretçi için kolaylık olacak hem de Google tarafından yazınız daha kolay ayrıştıralacaktır. Son olarak yazınızın düzenli olması ziyaretçiler açısından her zaman önem kaynağı olacaktır. Bu da arama motorlarındaki sıralamanızı etkileyen bir durumdur.

Başlık ve yazı içeriği hakkında söyleyeceklerim bu kadardı. Elbette ki unuttuğum, bilmediğim, yanlış yorumladığım ve benzeri bazı konular olacaktır. Sizler bu hata ve eksiklikleri belirtmeniz halinde yazımı düzelteceğimden emin olabilirsiniz.

Görsel

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

Kesinlikle yazınızın içeriğinde en az bir adet görsel kullanmalısınız. Bu görsel, ziyaretçi açısından göze hitap edecek şekilde olmalıdır. Görseliniz yüksek çözünürlüğe sahip olmalı ve görsel adının "x10aıghaa234.png" yerine "Yazınızın Başlığı.png" şeklinde olması çok daha iyi olacaktır.

Görselinizin mutlaka yükseklik (height) ve genişlik (width) değerlerine sahip olması gerekir. Zaten çoğunlukla otomatik olarak bu değerleri aldığından sizin dikkat etmeniz gereken şey resim boyutunun "Orjinal boyut" seçeneğin olmaması. Çünkü bu seçenekte olduğu zaman görseliniz yükseklik ve genişlik değerlerini otomatik olarak almayacaktır. Dilerseniz de yazının "HTML" bölümünden istediğiniz yükseklik ve genişlik değerini verebilirsiniz.

Görsel ile ilgili belki de en önemli konuya gelelim. Tabiki de ALT ve TITLE etiketleri. Bu konu ile ilgili birçok yazıya denk gelmişsinizdir sanırım. Fakat yabancı bir terim olduğundan dolayı anlamakta sıkıntı çekebiliyoruz. Hemen şöyle izah edeyim: ALT ve TITLE etiketleri sayesinde Google yazınızı görselden bile tanıyabilir. Bu sebeple yazılarınızın daha üst sıralara çıkması olasıdır.

Herhangi bir görsele ALT ve TITLE etiketleri eklemek istiyorsanız, görseli Blogger'ın yazı kısmına yükledikten sonra üzerine tıklayıp "Özellikler" seçeneğine tıklamanızdır. İlk boşluğa blog başlığınızı yazabilir, 2. boşluğa ise anahtar kelimeler yazabilirsiniz.

Görselinizi alıntı yapmadan kendiniz oluşturduğunuzda Google daha çok beğenecek ve bu sebeple üst sıralara çıkma olasılığınız artacaktır. Photoshop, Illustrator hatta Paint'le bile görselinizi oluşturabilirsiniz. Ayrıca programa ihtiyaç duymadan online resim düzenleyicilerinden de görselinizi oluşturabilirsiniz. Hatta online düzenleyicilerden biri olan "Canva" hakkındaki yazıma buradan erişebilirsiniz.

Görsel ile ilgili söyleyeceklerim bu kadardı. Yukarıda dediğim gibi  elbette ki unuttuğum, bilmediğim, yanlış yorumladığım ve benzeri bazı konular olacaktır. Sizler bu hata ve eksiklikleri belirtmeniz halinde yazımı düzelteceğimden emin olabilirsiniz.

Yayın Ayarları

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

Belki de burada yazmış olduğum yazının en önemli kısmıdır. Yazı ile işiniz bittikten sonra "Yayınla" butonuna basmadan önce mutlaka bu yazdıklarımı uygulamanız gerekmektedir. Blogger yazı editörünün hemen sağ tarafında bulunan bu ayarları isterseniz yakından inceleyelim.

Etiketler

Yazınızı asıl belirleyen bir ayardır. Bu sayede yazılarınız hem Google'ın gözünde hem kategorilenir hem de yazı hakkında Google bilgi sahibi olur, tabi doğal olarak bu kategorilendirmeye göre indexleme işlemini yapar.

Bu kısımda aralarında virgül olmak kaydı ile yazınız ile ilgili birkaç tane anahtar kelime yazıp "Tamamlandı" butonuna tıklamanız yeterli olacaktır. Her şeyin fazlası zarar olduğundan bu kısmı etiket yağmuruna tutmak spam olarak algılanacağı için ceza yeme olasılığınız da artacaktır.

Program Yap

Bu kısmı kullandığınız taktirde yazınız istediğiniz tarih ve saatte yayınlanır. Blogunuzun istatistiklerine bakarak ziyaretçilerinizin en fazla hangi saatte blogunuzu ziyaret ettiğini kontrol ettikten sonra yazınızı ziyaretçi trafiğinin en çok olduğu zamanlar paylaşabilirsiniz. Daha çok ziyaretçi trafiği olduğundan dolayı yazınızın da üst sıralara çıkma olasılığı artacaktır. Yapmanız gereken şey "Program Yap" seçeneğine tıkladıktan sonra istediğiniz tarih ve saati seçip "Tamamlandı" butonuna tıklamaktır. 

Kalıcı Bağlantı

Aynı başlığa ve içeriğe sahip iki yazı olsun. Birisinde "Kalıcı Bağlantı" kullanılsın ve diğerinde kullanılmasın. "Kalıcı Bağlantı" kullanılan yazının daha üst sıralarda olacağından şüpheniz olmasın. Bu ayarı kullanmadığınız taktirde, uzun başlıklı yazılarınız varsa bağlantı yarıda kalacak ve başlığınız Türkçe karakter içeriyorsa bağlantı kısmında Türkçe karakterler gözükmeyecektir. Düzenlemek için "Kalıcı Bağlantı" seçeneğine tıklayıp URL kımını Türkçe karakterler olmadan, onların yerine benzerlerini (örneğin: ş yerine s, ı yerine i, ğ yerine g gibi) yazdıktan sonra "Tamamlandı" butonuna tıklayınız. Aşağıdaki görselden işaretlediğim kısma bakarak "Kalıcı Bağlantı'nın" ne demek olduğunu daha iyi anlayacaksınızdır. Son olarak buradaki yazıma göz atarak "Kalıcı Bağlantı" ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz.

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

Arama Açıklaması

Bu ayar da "Kalıcı Bağlantı" ayarından bir tık daha önemlidir. Bu ayar sayesinde aşağıdaki görselde de işaretlediğim gibi blog başlığının hemen altında yazı ile ilgili açıklama bölümünü düzenleyebilirsiniz. Bu sayede ziyaretçi yazınızın ne ile ilgili olduğuna bakacak ve en belkide "Arama Açıklaması" olmayan yazının aksine "Arama Açıklaması" olan bir yazıyı tercih edecektir. Ayrıca yazacağınız açıklama metni içerisinde anahtar kelime bulunduğu zaman üst sıralara çıkma olasılılığı daha da artacaktır. Arama Açıklaması'nı düzenlemek için "Arama Açıklaması" seçeneğine tıkladıktan sonra boşluğa 1-2 cümle yazdıktan sonra "Tamamlandı" butonuna tıklamaktır. Son olarak buradaki yazıma göz atarak Arama Açıklaması ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz.

Blogger'da Arama Motorlarının Beğeneceği Türde Yazılar Nasıl Yazılır?

Son Sözler

Bu yazımda sizlere yazı yazarken uyulması gereken birkaç kuraldan bahsettim. Bu kuralları uyguladığınız taktirde çok fazla faydasını göreceğinizden eminim. Eksik kalan yerleri tamamlayabilir, yanlış bulduğunuz yerleri belirtebilirsiniz. Anlamadığınız bir şey olduğunda her zaman yardımcı olmaya çalışırım, sormaktan çekinmeyin.

Sizlere bu yazımla az da olsa faydalı olabildiysem ne mutlu bana. Peki sizler bu yazım hakkında ne düşünüyorsunuz?

11 Temmuz 2016 Pazartesi

İzlediklerim #6: 44. Çocuk (Child 44)

İzlediklerim #6: 44. Çocuk (Child 44)

Merhabalar, sizlere iki hafta önce izlediğim ve beğendiğim bir film olan 44. Çocuk filminden bahsedeceğim. Öncelikle belirteyim, IMDB üzerinde düşük puan almış olmasına bakmayın, filmi izlerken sabırla sonunu bekleyin. Bayağı bir durgun film olduğunu söylemekte fayda var.

Filmden kısaca bahsetmek gerekirse, 1952 yılı Sovyetler Birliği Stalin Dönemi'nde geçiyor. Gizemli bir başlangıçtan sonra Leo Demidov adlı yetenekli bir ajan, tren raylarının kenarında çocukları öldüren bir seri katili bulmakla görevlendirilir. İşte bu film Demidov, karısı ve tanıştığı bir komutan ile bu seri katili bulma macerasını, yaşadığı zorlukları ele alıyor.

Fragman


Film Hakkında

Yönetmen: Daniel Espinosa
Vizyon Tarihi: 2015
Süresi: 2 saat 17 dakika
IMDB: 6,4
Başrol Oyuncuları: Tom Hardy, Gary Oldman, Noomi Rapace
İçeriği: Gerilim, Dram, Polisiye

Film Replikleri

Hikayenin fiyatı seyircinin masumluğudur.
Güven ama kontrol et.
Leo başka bir sırrım daha var. Sana aşık oluyorum. 
Gerçeği bulmaya çalışan insanlar ne alır biliyor musun? -terör alır.

Kısaca Film Özeti

Küçük bir çocukken esirgeme kurumundan kaçan Demidov, bir şekilde askerleri bulur ve sığınır. Daha sonra komutan Demidov'a adını biliyor musun? diye sorduktan sonra, senin adın Leo olsun der. Bu gizemli başlangıç sona erer ve Demidov artık emrinde asker olan bir komutan makamına gelmiştir.

Tren raylarının yanında gizemli bir şekilde çocukları öldüren bir seri katil vardır. Çocuklar cinayete kurban gitse de eldeki kanıtlar bunu desteklememektedir. Yine bir gün bu seri katil Demidov'un en yakın silah arkadaşının çocuğunu katletmiştir. Büyük güçler bunun bir trajedik kaza olduğunu söylerler. Fakat ailesi %100 olarak çocuğun cinayete kurban gittiğini düşünüyordu.

Demidov'un silah arkadaşı psikolojik olarak çöktüğünden bir müddet ordudan uzak kalmıştır ve bu işin peşinden ise Demidov gidecektir. Zar zor üst güçlerden izin alarak bu işin peşini bırakmamaya ant içmiştir. İlk etapta pek bir şey bulamamıştır. Daha sonra arkadaşının evini ziyaret ettiğinde arkadaşı, çocuğunun kesinlikle kaza sonucu öldüğünü söylemiş ve bu işin peşini bırakmasını söylemiştir. Peki ne değişmişti birkaç günde? Ah o üst güçler yok mu!

Ama bizim Demidov kesinlikle bu işi sonuçlandırmak istiyordu. Karşısında yüksek rütbeli kişiler olmasına karşın bu işten vazgeçme düşüncesi yoktu. Defalarca uyarı almıştı ama araştırmaya devam ediyordu. Bu araştırma fazla sürmedi ve görevinden alındı. Daha sonra sürgün edilerek şehrin en harabe, en geri kalmış, en pis kasabasına sürgün edildi.

Bu geri kalmış kasabada küçük bir departmanda görev aldı ve aynı cinayetler burada da devam etti. Tıpkı silah arkadaşının çocuğunun ölümü gibi. Sonra Demidov cinayeti araştırmak için buradaki amiri bir şekilde ikna etti ve araştırmalara başladı. Artık günden güne araştırmaları bir yere çıkıyordu. En sonunda bir ipucu buldu ve fabrikaya gitti. Buradaki birkaç araştırmadan sonra gözüne birini kestirdi ve yakalamaya koyuldu. Bir kovalamacanın ardından adamı kıskıvrak yakaladı ve bir sürprizle karşılaştı. Tabiki de her zaman Demidov'u çekemeyen, yoluna taş koyan baş belası olan, karısına göz diken karaktersiz bir asker ile. Bu baş belası asker ile nefes kesen bir kapışmanın ardından son noktayı Demidov'un karısı koyuyor ve bir sopa ile bu askeri öldürüyor. Böylece trajedik sonla film sonlanıyor. Ayrıca Demidov seri katili de öldürerek bi nevi intikam aldı denilebilir.

Kısaca Film Yorumu

Harika bir oyunculuğun olduğu ve bu oyuncunun Tom Hardy olduğu bir filmin IMDB üzerinde 6,4 almasına şaşırdım, daha yüksek alması gerekirdi. Tom Hardy gerçekten neredeyse kusursuz bir oyunculuk sergileyerek filmde ön plana çıktı. Ayrıca Tom Hardy'nin yanında yukarıdaki görselden de gördüğünüz efsane Gary Oldman var. Artık filmin izlenebilirliğini düşünmeye gerek yoktur herhalde.

İzlediklerim #6: 44. Çocuk (Child 44)

Genel olarak film güzeldi fakat beğenmediğim tek şey, filmdeki Demidov'un karısının (Noomi Rapace) rol icabından dolayı mı bilmem ama isteksiz bir şekilde rolünü oynamasıydı. Gören de zorla oynatmışlar sanacak be! Efektler, sesler, kıyafetin döneme uygunluğu, mekanlar bana göre muazzamdı. Beni tek şaşırtan seri katilin sürpriz bir isim olması. En azından askeriyeden tanıdık biri falan olsa idi daha iyi olurdu herhalde.

Son Sözler

Ayrıca bu filmin Tom Rob Smith'in 44. Çocuk adlı romanından uyarlandığını belirteyim. Bu filme 44. Çocuk denmesinin sebebi, seri katilin öldürdüğü 44. ve son çocuğun Demidov'un silah arkadaşının çocuğu olmasıdır. Eğer siz de eski tarihleri anlatan, polisiye, gerilim, dram gibi konuları seviyorsanız kesinlikle izleyin derim. Sayfanın en yukarısından diğer izlediğim filmlere de göz atabilirsiniz.  Diğer sayfaya tıklayarak hem izleyebilir hem de filmi indirebilirsiniz. Eklemek istediklerinizi ekleyebilir, görüşlerinizi yorum olarak bildirebilirsiniz. 

8 Temmuz 2016 Cuma

Kulaklarınızın Pasını Silen Müzisyen: Renato Carosone

Kulaklarınızın Pasını Silen Müzisyen: Renato Carosone

Müzikleri yıllarca Dünya çapında azımsanmayacak bir kitle tarafından dinlenen müzisyen Renato Carosone ve müzikleri hakkında biraz bahsetmek istedim. Ne yazık ki Renato Carosone hakkında Türkçe (bir sözlükteki entry dışında) bir bilgiye erişemedim. Ben de derlediğim bilgileri ve bazı müziklerini sizlere sunuyorum. Belki de müziklerini siz de beğenirsiniz.

Hayatı

Renato Carosone, 1920 senesinde İtalya'nın Napoli şehrinde Dünya'ya gelmiştir. Müzikle küçük yaşlardan beri ilgilenen Renato, Napoli Konservatuarı'nda eğitim aldı ve henüz 17 yaşında diploma sahibi oldu. Daha sonraları Afrika turu grup lideri ile bir sözleşme imzaladı. Addis Ababa kentinde piyanistlik yaptı ve grubuyla beraber başarılı gösterilere imza atarak önemli bir figür haline geldi.

Kulaklarınızın Pasını Silen Müzisyen: Renato Carosone
Renato Carosone
1946 yılı 2. Dünya Savaşı'ndan sonra doğup büyüdüğü İtalya'ya geri döndü. Yurt dışında birçok başarısı olmasına rağmen İtalya'da henüz tanınmıyordu. Kariyerine küçük dansçı gruplarla baştan başlayan Renato Carosone, 10 yıl İtalya'da bulunmadığından sürpriz bir şekilde yeni müzik ritimleri ve stilleriyle karşılaştı. 1949 senesinde ise bir kulübün açılış gecesi için izin istedi. Bazı seçmeler sonucu üçlü Carosone ortaya çıktı. Bu üçlü, Hollandalı gitarist Peter van Houten, İtalyan davulcu Gegè Di Giacomo ve son olarak tabiki de Renato Carosone. Daha sonra bu üçlüye dördüncü olarak bass, gitar ve keman çalabilen Macar Elek Bacsik dahil oldu. Daha sonra, van Houten ve Bacsik kariyerlerine tek başına devam etmek için bu gruptan ayrıldı. Gegè Di Giacomo ve Renato Carosone tek kaldıktan sonra yeniden grup oluşturmak için diğer müzisyenlerle iletişime geçtiler.
1950 senesinde Renato Carosone ve orkestrası hem İtalya'da hem de diğer ülkelerde büyük rağbet gördü. Böylece hem ilgi hem de kayıt satışları arttı. Özel bir tur için İspanyolca olarak bestelediği Torero, tam 14 hafta boyunca en popüler müzik olarak listenin başında kaldı. Torero tam 12 farklı dile çevrildi ve 30 yakın sayıda coverlandı.
5 Ocak 1957 tarihinde Renato Carosone ve grubu Küba'da yapılan başarılı bir konserden sonra Amerikan turu başlattı. Turunun son durağı ise New York'un Carnegie Hall mekanı oldu. Böylece bu kapsamlı tur burada son bulmuş oldu. Renato Carosone bu turdan 3 yıl sonra ise müziği bıraktığını açıkladı. Bu kararını açıklarken söylediği sözler ise tam bir skandal yaşattı. Müziği bıraktıktan 15 sene sonra 9 ağustos günü yayınlanan bir konser ile müziğe geri dönüş yaptı. 1990'lı yılların sonlarına kadar canlı konserler, müzik festivalleri, TV programlarıyla müzik hayatını devam ettirdi. Son olarak 20 Mayıs 2001 tarihinde İtalya'nın Roma şehrinde öldü.


Birçok başarıya imza atmış olan Renato Carosone hayatı boyunca 63 müzik yayınlamıştır. Bu müziklerin en başında Tu vuo' fa' l'americano, Maruzella, Torero, O Sarracino gelmektedir. Hatta Tu vuo' fa' l'americano şarkısında Amerika ve insanlarının nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmanız mümkün.


Tu vuo' fa' l'americano ( We no speak americano)


Belki de Renato Carosone'nin en bilindik müziği. Birçok coverı, remixi yapılmış bir müzik olan Tu vuo' fa' l'americano'nun bir de değişik versiyonunu paylaşayım.


Piccolissima Serenata



Müzik Dünyası'nda önemli bir isim olan Renato Carosone'yi sizlere elimden geldiğince tanıtmaya çalıştım ve 2 adet müziğini de paylaştım. Umarım faydalı olabilmişimdir. Değişik ve eski bir tür müzik olduğundan birçoğunuz beğenmeyebilirsiniz. Fakat yine de fikirlerinizi, görüşlerinizi yorum bölümünde belirtebilirsiniz.

7 Temmuz 2016 Perşembe

Tag&Rename 3.9.8 Multilingual




Music files tag editor without installation.

Download Portable TagRename Online (0.3 MB) 09/03/16

In first screen enter: 398

Extract and run TagRenamePortable.

Settings of installed TagRename should be preserved.