Galeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2016 Cuma

Kulaklarınızın Pasını Silen Müzisyen: Renato Carosone

Kulaklarınızın Pasını Silen Müzisyen: Renato Carosone

Müzikleri yıllarca Dünya çapında azımsanmayacak bir kitle tarafından dinlenen müzisyen Renato Carosone ve müzikleri hakkında biraz bahsetmek istedim. Ne yazık ki Renato Carosone hakkında Türkçe (bir sözlükteki entry dışında) bir bilgiye erişemedim. Ben de derlediğim bilgileri ve bazı müziklerini sizlere sunuyorum. Belki de müziklerini siz de beğenirsiniz.

Hayatı

Renato Carosone, 1920 senesinde İtalya'nın Napoli şehrinde Dünya'ya gelmiştir. Müzikle küçük yaşlardan beri ilgilenen Renato, Napoli Konservatuarı'nda eğitim aldı ve henüz 17 yaşında diploma sahibi oldu. Daha sonraları Afrika turu grup lideri ile bir sözleşme imzaladı. Addis Ababa kentinde piyanistlik yaptı ve grubuyla beraber başarılı gösterilere imza atarak önemli bir figür haline geldi.

Kulaklarınızın Pasını Silen Müzisyen: Renato Carosone
Renato Carosone
1946 yılı 2. Dünya Savaşı'ndan sonra doğup büyüdüğü İtalya'ya geri döndü. Yurt dışında birçok başarısı olmasına rağmen İtalya'da henüz tanınmıyordu. Kariyerine küçük dansçı gruplarla baştan başlayan Renato Carosone, 10 yıl İtalya'da bulunmadığından sürpriz bir şekilde yeni müzik ritimleri ve stilleriyle karşılaştı. 1949 senesinde ise bir kulübün açılış gecesi için izin istedi. Bazı seçmeler sonucu üçlü Carosone ortaya çıktı. Bu üçlü, Hollandalı gitarist Peter van Houten, İtalyan davulcu Gegè Di Giacomo ve son olarak tabiki de Renato Carosone. Daha sonra bu üçlüye dördüncü olarak bass, gitar ve keman çalabilen Macar Elek Bacsik dahil oldu. Daha sonra, van Houten ve Bacsik kariyerlerine tek başına devam etmek için bu gruptan ayrıldı. Gegè Di Giacomo ve Renato Carosone tek kaldıktan sonra yeniden grup oluşturmak için diğer müzisyenlerle iletişime geçtiler.
1950 senesinde Renato Carosone ve orkestrası hem İtalya'da hem de diğer ülkelerde büyük rağbet gördü. Böylece hem ilgi hem de kayıt satışları arttı. Özel bir tur için İspanyolca olarak bestelediği Torero, tam 14 hafta boyunca en popüler müzik olarak listenin başında kaldı. Torero tam 12 farklı dile çevrildi ve 30 yakın sayıda coverlandı.
5 Ocak 1957 tarihinde Renato Carosone ve grubu Küba'da yapılan başarılı bir konserden sonra Amerikan turu başlattı. Turunun son durağı ise New York'un Carnegie Hall mekanı oldu. Böylece bu kapsamlı tur burada son bulmuş oldu. Renato Carosone bu turdan 3 yıl sonra ise müziği bıraktığını açıkladı. Bu kararını açıklarken söylediği sözler ise tam bir skandal yaşattı. Müziği bıraktıktan 15 sene sonra 9 ağustos günü yayınlanan bir konser ile müziğe geri dönüş yaptı. 1990'lı yılların sonlarına kadar canlı konserler, müzik festivalleri, TV programlarıyla müzik hayatını devam ettirdi. Son olarak 20 Mayıs 2001 tarihinde İtalya'nın Roma şehrinde öldü.


Birçok başarıya imza atmış olan Renato Carosone hayatı boyunca 63 müzik yayınlamıştır. Bu müziklerin en başında Tu vuo' fa' l'americano, Maruzella, Torero, O Sarracino gelmektedir. Hatta Tu vuo' fa' l'americano şarkısında Amerika ve insanlarının nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmanız mümkün.


Tu vuo' fa' l'americano ( We no speak americano)


Belki de Renato Carosone'nin en bilindik müziği. Birçok coverı, remixi yapılmış bir müzik olan Tu vuo' fa' l'americano'nun bir de değişik versiyonunu paylaşayım.


Piccolissima Serenata



Müzik Dünyası'nda önemli bir isim olan Renato Carosone'yi sizlere elimden geldiğince tanıtmaya çalıştım ve 2 adet müziğini de paylaştım. Umarım faydalı olabilmişimdir. Değişik ve eski bir tür müzik olduğundan birçoğunuz beğenmeyebilirsiniz. Fakat yine de fikirlerinizi, görüşlerinizi yorum bölümünde belirtebilirsiniz.

27 Haziran 2016 Pazartesi

Efsane Görüntü Kalitesine Sahip Deadpool Filmi İndir

Efsane Görüntü Kalitesine Sahip Deadpool Filmi İndir

Şubat ayının başlarında ülkemizde vizyona giren Deadpool filmi, izleyicileri bir hayli memnun etmişti. Gerek görsel efektler gerekse karakterin derin mizah anlayışı izleyiciyi filme teşvik ediyordu. Bolca aksiyonun yanına komedi de eklenince bu Marvel filmini efsane hale getirmiş diyebilirim. Aşağıya indirme linkini vereceğim Deadpool, Full HD görüntülere sahiptir. Türkçe dublaj ile birlikte bu filmi izlerken çok keyif alacağınızdan eminim.

Film Görüntüleri


Efsane Görüntü Kalitesine Sahip Deadpool Filmi İndir

Efsane Görüntü Kalitesine Sahip Deadpool Filmi İndir

Efsane Görüntü Kalitesine Sahip Deadpool Filmi İndir

Efsane Görüntü Kalitesine Sahip Deadpool Filmi İndir

Film Hakkında

Vizyon Tarihi: 21 Ocak 2016
Yönetmen: Tim Miller
Başrol Oyuncuları: Ryan Reynolds, Morena Baccarin
IMDB: 8,2
İçeriği: Aksiyon, Macera, Komedi

Ekran görüntülerini paylaştığıma göre sıra indirme linkine geldi. Eğer sizler de bu filmi indirmek istiyorsanız aşağıdaki indirme butonuna tıklayıp indirmeniz yeterlidir.

12 Haziran 2016 Pazar

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

The Mentalist, 2008'den 2015 yılına kadar ABD'nin CBS kanalında yayınlanmış bir polisiye dizisidir. Kısaca konusu, ana karakter olan Patrick Jane'in Red John adlı seri katilin karısını ve kızını öldürdükten sonra, intikam üzerine CBI'da (Kaliforniya Araştırma Bürosu) danışman olarak göreve başlamasıdır. The Mentalist, yıllar boyunca CBI'da danışmanlık yapan ve intikam ateşiyle tutuşan Jane'in hikayesini anlatıyor. Dizi tabikide baştan sona kadar intikam düşüncesi sahneleriyle geçmiyor. Büroya gelen esrarengiz davalar ve bu davaları çözmeye çalışan içerisinde Jane'in de bulunduğu Lisbon'un ekibi görevde oluyor. Fakat izleyici için dizide ön plana çıkan tek şey Red John'un kim olduğu.

Patrick Jane karakter olarak Sherlock'u andırsa da dizinin konusu ve işleyişi Sherlock'dan tamamen farklı. Sherlock olayları ipuçları ve bilgilerle çözdükten sonra çözümleme sürecini en ince ayrıntısına kadar anlatıyorken Jane, olayları üçkağıtçılık, içgüdü, hipnoz gibi şeylerle olayı zihninde çözümleyip sonuca ulaştırıyor. Ama daha önceden Sherlock izleyenlerin bu diziyi de beğeneceğini düşünüyorum. Şahsen bu diziyi baştan sona kadar izledim, bir kez daha da izlemeyi düşünüyorum. Eğer sizler de yabancı dizilerden içerisinde polisiye, suç, dava gibi konuları içeren dizileri beğeniyorsanız, The Mentalist'i izlemenizi öneririm.
Mentalist: zihinsel zekâsını kullanıp, hipnoz ve telkin uygulayan kimse. Düşünce ve davranışları yönlendirme uzmanı. 

The Mentalist


1. Bölüm Fragmanı



Dizi Hakkında


Yönetmen: Bruno Heller,
Yayın Süresi: 23 Şubat 2008-18 Şubat 2015
Sezon Sayısı: 7
İçeriği: Polisiye, Suç
IMDB: 8,1

Başrol Oyuncuları


İzlediklerim #5: The Mentalist

Dizi Konusu


Patrick Jane TV şovları yapan, para karşılığı kişinin zihnini okuduğunu iddia eden bir (insanların tarif ettiğine göre) medyumdur. Bir gün kendisine "Red John" adını veren seri katil hakkında küçümseme ve aşağılama içeren sözler söyler. Daha sonra bu seri katil Jane'in karısı ve kızını öldürür. Bu olay karşısında psikolojik olarak çöken Jane, TV şovları yapmayı bırakır ve artık tek istediği intikam almaktır.

Bunun üzerine CBI'a  gider ve olayın araştırılmasını ister. Günler geçer ama polisler en ufak ipucuna bile rastlayamazlar. Yine bir gün ansızın CBI'a gider ve danışmanlık yapmak istediğini söyler. Kendisini kanıtlamak için de kart numarası yapar ve danışmanlık görevi için kabul edilir. (Hangi sezonda olduğunu hatırlamadım sanırım 5. sezonda eskiye dönüp CBI'a nasıl girdiğini anlatıyordu) Gelen davaları ise zekası ile hızlı bir şekilde sonuçlandırma özelliğine sahipti Jane. Davaları kafasında çözer, sonuçlandırır ve başarıya ulaşırdı. Fakat bunların hepsi Red John'dan intikam almak içindi. İşte The Mentalist dizisi de bu geçen yılları, yaşadığı maceraları, intikam düşüncelerini anlatıyor.

İzlediklerim #5: The Mentalist
Red John'un olay mahaline bıraktığı işaret

Dizi Yorumu


Dizi boyunca Jane'in CBI ofisinde bulunan koltuğu ve elinden düşürmediği çay fincanı unutulmayacak şeylerden. Hele Lisbon'un Jane'e doğum günü hediyesi olarak aldığı çoraba "Bana çorap almışsın." diyerek ağzı kulaklarına varan Jane, bu yün çorabı yaz-kış giymesi de dizinin efsanelerinden. CBI kurallarına aykırı olmasına rağmen Van Pelt-Rigsby ilişkisi "Artık evlenin be!" dedirtecek türden. Cho'yu da unutmamak lazım. Dizi boyunca 4 bilemediniz 5 kez gülen (o da ufak tebessüm) adamdan bahsediyorum. Diziyi izlediğim sitenin yorum kısmında Cho güldüğü zaman olağanüstü bir şeymiş gibi (ki öyle zaten) bayram edenlerle karşılaşmıştım. Yine sitenin yorum kısmında her bölüm "Katili doğru tahmin etmişim." benzeri yorum yazanlarla karşılaşmanız mümkün. Bir sezon boyunca Van Pelt'in sandalyede oturmasına karşılık "Kalk artık." benzeri tepkiler veriliyordu.

Jane'in muazzam zekası, üç kağıtçılığı, güleryüzlülüğü, Lisbon'un arkadaşlığı, patronluğu, inatçılığı, Cho'nun aşırı ciddi ve soğukkanlı olması, Van Pelt'in iş aşkı, Rigsby'in ise sıcakkanlılığı, esprili olması karakterlerin en belirgin özellikleridir.

The Mentalist, arada da sürpriz yapmıyor değil. Herkesin ölü olarak gördüğü, bildiği kişileri ansızın ekranlara getirmesi ve hikayenin doğru olanını izleyiciye sunması dizinin sürprizlerinden. Hele Red John'un kim olduğu, asla tahmin edemezsiniz. (Sakin olun, söylemeyeceğim.) Özellikle de dizinin finali, harika senaryo, harika oyunculuk yani başka ne söylenebilir ki?

Replikler

Savaşacağı alanı zekice seçen komutan daha savaş başlamadan kazanır.
Jane'in intihar etmeye kalkışan bayanı ikna etme çabaları;

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

İzlediklerim #5: The Mentalist

Son Sözler


Her bölümünü büyük bir heyecan ve keyifle izlediğim The Mentalist dizisini sizlere tanıtmaya çalıştım. Diziyi bilmeyenlere tavsiye niteliğinde, daha önceden bir yerlerden görmüş, izlemiş kişiler içinse hatırlatma niteliğinde bir yazı oldu. Araştırmalarım sonucu pek fazla replik elde edemedim. Bu sebeple sizlerin de bildiği ya da araştırma sonucu elde ettiğiniz replikler varsa yorum olarak paylaşmanızdan mutluluk duyarım. Yalnızca replik değil, eklemek istediğiniz herhangi bir bilgi, yanlış ya da eksik gördüğünüz kısımları da belirtebilirsiniz.

3 Haziran 2016 Cuma

Kullanabileceğiniz 22 Adet Minimal Duvar Kağıdı

Kullanabileceğiniz 22 Adet Minimal Duvar Kağıdı

Günümüzün en popüler tasarım trendlerinden birisi olan minimal, sadelik ve görsellik bakımından adından söz ettiriyor. Bu tasarımda 3 boyuta ve gölgelere kesinlikle yer verilmezken, kullanılan renkler flat (düz) renklerdir. Flat renkler göz yormayan fakat canlı gözüken renklerdir. 

Ben de minimal tasarımı beğenenler için yüksek kaliteli, göz yormayan ve sadeliğin tavan yaptığı  22 adet duvar kağıdı paylaşıyorum. Belki de aralarında beğendiğiniz olur ve herhangi bir yerde kullanmaya başlarsınız.

Peki sizler bu duvar kağıtları hakkında ne düşünüyorsunuz?