9 Ekim 2014 Perşembe

Metin2 Nedir Nasıl Oynanır?





Metin2



















Metin2
M2-logo.png
Yayımcı(lar)Webzen - Ymir Games. (Kore)

Gameforge 4D GmbH(Avrupa)[1]

Z8Games (Kuzey Amerika)[2]


TEC-Interactive (Singapur)[3]

Yapımcı(lar)Ymir Entertainment Ltd.[4]
Çıkış tarih(ler)iMart 2005
Tür(ler)iMMOPRG
Biçim(ler)Online MMORPG

Sistem gereksinimleri


600 MHz işlemci (1,5 GHz + önerilir) 128 MB RAM (512 MB empfohlen 128 MB RAM (512 MB önerilen Grafikkarte ab ATI Radeon 7000 bzw. NVidia RIVA TNT2 (ATI Radeon 8500 bzw. NVidia Geforce3 empfohlen) Bildschirmauflösung min. Grafik kartı min ATI Radeon 7000 veya NVidia RIVA TNT2 (ATI Radeon 8500 veya nVidia GeForce3 önerilir) Ekran çözünürlüğü. 800x600

GirişKlavye, mouseMetin2, çok oyunculu online istemci MMORPG rol yapma oyunudur. 2005 yılının Mart ayında Ymir Entertainment Co. Ltd. şirketi tarafından Kore'de yayına başladı.[5]2006 yılında Gameforge 4D GmbH tarafından satın alındı ve 17 dilde hizmet vermeye başladı. Oyunun Türkiye sunucularında toplam 45 sunucu bulunmaktadır.




Tarih



Oyun 2005'in Mart ayında Kore ve Çin'de yayına başladı. Aralık 2006'da Gameforge tarafından satın alındı ve ilk dili Almanya'da beta olarak açıldı buda oyunun Avrupa daki ilk sunucusudur. Mayıs 2007'de tam betalıktan kalkıp diğer 17 dilde yayına geçti. Avrupa'da 58.000.000 aktif kullanıcıyla dünyada toplam 150.000.000 kullanıcıya sahiptir. 2007 Mayıs ayında ücretlenmeler düzenlendi vemicropayments sistemi etkinleştirildi.


Ocak 2009'da Metin2 hakkında çok şikayetler gelmeye başladı. Bunların başında hesap çalınmaları ve soygunları gibi önemli şikayetler gelmiştir. Bunun içinGameforge bir hukuk sistemiyle olaya el koymuştur ve bundan sonra hesap çalanlar derecesine göre hukuk karşısında cezalandırılacaktı.[6] Oyun 31 Mart 2009'dan itibaren Kuzey Amerika yönetimi Z8Games'e devredildi.[2][7] 3 Eylül 2009'da ise Singapur yönetimi TEC- İnteraktif'e geçmiştir.[3] Şu an ki güncel durumu GameForge 4D yayımcısına aittir.


Konusu ve amacı



Metin2'nin konusu üç büyük imparatorluğun savaşını anlatan bir uzakdoğuhikâyesidir. İlk olarak sadece hayvan ve bitki hayatı vardı ve bir Metin taşı gelip vahşi hayatı kırıp üç imparatorluğun sınırlarını çizdi. Oyunda amaç ise savaşarak kendini geliştirmektir.


Karakter sınıfları



Her oyuncu karakterini oluştururken kendine bir sınıf seçer bunlar: Savaşçı, ninja, sura ve şamandır.


İmparatorluklar



  • Chunjo İmparatorluğu

  • Jinno İmparatorluğu

  • Shinsoo İmparatorluğu



Ödülleri



  • En iyi grafik çalışması ödülü olarak : PC Oyunları, 8 Eylül 2008.

  • En iyi MMORPG rol yapma oyunu olarak : Bravo Screenfun 13 Şubat 2008.

  • Ücretsiz en iyi online rol yapma oyunu olarak : C't, 4 Şubat 2008 .



  • Best Classic Download MMO Ödülü 2012











                                                                          









8 Ekim 2014 Çarşamba

Batman Arkham City Nedir Nasıl Oynanır?


Batman: Arkham City, 18 Ekim 2011 yapımlı Rocksteady Studios tarafından geliştirilen Aksiyon Macera türünde Video oyunuDC Comics'in süper kahramanı Batman Arkham Asylum'un devamı niteliğinde bir oyun.OyunPlayStation 3Xbox 360 ve Microsoft Windows. İçin Warner Bros. Interactive Entertainment tarafından piyasaya sürüldü 2009 Spike Video Oyun Ödülleri sırasında resmen ilan edilmiş ve konsollar için piyasaya sürülmüştür. Oyun Kuzey Amerika'da 18 Kasım 2011 tarihinde piyasaya çıkmış Microsoft Windovs sürümü ise 22 Kasım 2011 tarihinde piyasaya sürülmüştür. A Wii U sürümü ise 2012 yılında çıkması planlanmıştır. oyunun diğer iOS yan ürünü Batman: Arkham City Lockdown NetherRealm Studios tarafından geliştirilip 7 Aralık 2011 tarihinde iPhone uygulaması için çıkartıldı.





Özellikler



Oyun tecrübeli Çizgi roman yazarı Paul Dini tarafından senaryolaştırıldı. oyunda her zaman ki gibi Batman dünyasının Azılı suçluları ile mücadele etmemiz gerekiyor bunlar Joker başta olmak üzere Two-Face,Penguin,Mr.Freeze Riddler'a kadar Farklı düşmanlar mevcut Ayrı zamanda Bane,Cat Woman gibi tarafı kesin olarak bilinmeyen karakterler mevcut'tur.


Karakterler



İyiler Batman (Bruce Wayne) Alfred J. Pennyworth Robin (Tim Drake) Nightwing (Dick Grayson) Lucius Fox (Sadece Adı Geçmekte) Jack Ryder (TV Spikeri) Catwoman (İyi-Kötü kesin değil) Vicki Vale (TV Sunucusu) Quincy Sharp (Gotham Başkanı) Aaron Cash (Arkham Asylum görevlisi) Sağlık görevlileri,Rehineler ve polisler Siyasi Mahkumlar Azrael(Jean Paul-Valley) Komiser Jim Gordon


Kötüler Joker Harleen Quinzel Victor Zsasz Riddler (Edward Nigma) Solomon Grundy Two-Face (Harvey Dent) Penguin (Oswald Cobblepot) Hammer Ve Sickle (Lietunenants-Abramovicis) TITAN'lar Thugs Ra's


Müzik



Score








Batman: Arkham City – Orjinal Video Game Score
Nick Arundel
Ron Fish
 soundtrack'i
Yayımlanma10/18/2011
Süre52:50
ŞirketWaterTower Müzik


Batman: Arkham City – Orijinal Video Game Score Water WaterTower Müzik tarafından 18 Ekim 2011 tarihinde yayımlanmıştır.Albümde oyun için yazılmış tam 19 şarkı bulunuyor, oyunun bestecileri ise önceki seride de beste yapan Ron Fish ve Nick Frundel'di








































































































                                       

























































































































































Kardeş Kanallarımız

Kardeş kanallar bir sitenin tanımında önemli bir rol oynar çünkü onun reklamlarını yaparak reklam kazandırır buda ekonomik yönden siteye artı ekler.İki Kanalımız Var





DA GAMEİST >>> www.youtube.com/DaGameist18



KARDOLAR OYUNDA >>>www.youtube.com/channel/UCzYo2CsnzYRfTqvQJ8tNJWw



Buralardan Bizi Takip Abone Olabilirsiniz...                          << YAKINDA YENİ YOUTUBE KANALIMIZLA >>

Saints Row 4



Saints Row 4 İnceleme



GTA’dan sıkılanlara, daha eğlenceye yönelik bir açık dünya isteyenlere ilaç olan Saints Row’un dördüncü oyunuyla karşınızdayız bu sefer. İlk iki oyunuyla yeterli kaliteye ulaşamayan seri üçüncü oyunuyla büyük beğeni kazanmıştı. Geliştirici ekip de hemen ardından dördüncü oyunu yapmaya başladı ve iki sene sonra yeniden karşımıza çıktı.



Saints Row 4’ün ilk videolarında aklımda yapımcı ekibin yerinde saydığı düşüncesi vardı, çünkü gösterilen videolarda oyunun gelişen veya değişen özelliklerinden ziyade çoğunlukla yeni silahlar, yeni güçler gibi şeylerden bahsediliyordu. Bu konudaki düşüncelerimin ne derece doğru çıktığına sonra değineceğim. Öncelikle Sainstlerin ne alemde olduğuna değineyim.









Yakında Tüm Dünya Saintslerin Olacak


Saints Row 4’te çetemiz oldukça gelişme kaydetmiş durumda. Çetenin lideri ABD başkanı olacak kadar hem de. Ancak tabii ki işler umduğumuz gibi gitmiyor ve çok geçmeden uzaylı saldırısına maruz kalıyoruz. Uzaylılar Dünya’yı istila edip bizi ve diğer Saints üyelerini de yanında götürüyor. Oyun alanımız yine Steelport, çünkü uzaylılar bazı şehirlerin simülasyonunu yapmış ve bizi de onlardan birine koymuş. Bizim amacımız da ekibimizi yeniden toplamak ve uzaylıların kökünü kazımak.


Hikaye ve sunum klasik Saints Row çizgisinde, yani oldukça komik. Diğer oyunlara ve filmlere yaptıkları göndermeler de sık sık yüzünüzü güldürüyor. Bu durum bazı görevlere de yansımış durumda. Oldukça enteresan ve birbirinden değişik görevlere gidiyoruz. Ancak maalesef oyunun geneli böyle değil. Bazı ana görevler sanki yan görevmiş gibi hissettiriyor. Hepsine yeteri kadar özen gösterilmemiş.




Adeta Bir Süper Kahraman


Oynanış konusunda ise hemen hemen üçüncü oyundan hiçbir farkı yok Saints Row 4’ün. Sadece simülasyonun içinde olmanın getirdiği birkaç yenilik var. Bunlardan biri de özel güçler. Hızlı koşma, duvara tırmanma, süper zıplama, eşyaları hareket ettirme ve alev atma gibi bir sürü birbirinden farklı özel güç var. Kullanmaları da oldukça zevkli ama Saints Row’un oynanışına tam olarak uyduğunu söyleyemeyeceğim. Biraz daha iyi entegre edilebilirmiş bu güçler.




Özel güçleri geliştirmek için şehrin dört bir yanına serpiştirilmiş olan data clusterları toplamanız gerekiyor. Bunları topladıkça var olan güçlerinizi daha efektif bir hale getirebiliyorsunuz. Normal özelliklerinizi ise aynı üçüncü oyunda olduğu gibi parayla geliştiriyorsunuz. Özelliklerden menülere kadar neredeyse hiçbir değişiklik yapılmamış geliştirmelerde. Tüm bunlar yüzünden Saints Row 4, dördüncü oyun gibi değil de sanki üçüncü oyun için yapılmış bir DLC gibi hissettiriyor.





Outlast Hakkında Bilgi



















Dehşet verici bir hayatta kalma korku deneyimi "OUTLAST"






Colorado'nun kuş uçmaz kervan geçmez dağlarındaki Mount Massive Asylum'da dehşet kol geziyor. Eskiden akıl hastalarının yattığı bu yer kısa bir süre önce uluslar ötesi Murkoff Corporation'ın araştırma ve yardım şubesi tarafından yeniden açıldı ve çok gizli çalışmalar yürütülmeye başlandı... bugüne kadar.


İsimsiz bir kaynağın ihbarı üzerine bağımsız gazeteci Miles Upshur tesise giriyor ve bilimin, dinin, doğanın ve adı konulamayan bir şeyin sınırlarında gezinen korkutucu bir gerçeği keşfediyor. İçeri girdikten sonra tek kaçış umudu Mount Massive'in kalbindeki korkunç gerçekte yatıyor.


Outlast, en korkunç canavarların insan zihninden çıktığını kanıtlayan gerçek bir hayatta kalma korku deneyimi. Hazır mısınız?


UYARI: Yetişkinlere yönelik içerik barındırır. Yalnızca 18 yaş ve üzeri kullanıcılar için uygundur.


OUTLAST NEREDEN ESİNLENİLMİŞTİR?





Waverly Hills Sanatorium isimli bir akıl hastanesi, Mount Massive Asylum’a oldukça benziyor. Waverly Hills Sanatorium isimli bu akıl hastanesinde ise 1990′lı yıllarda neredeyse 64.000 akıl hastası ölmüştür ve bu ölümlerin nedeni bugünlere kadar bulunamamıştır. Outlast’in gerçek dünyadaki benzerlikleri sadece Waverly Hills Sanatorium da değil. Türkçe’ye Mezar Buluşmaları olarak çevirilen 2 filmden oluşan bir seri de Outlast’in geçtiği mekanlara oldukça benzemektedir. Ayrıca işin can alıcı noktası ise Mezar Buluşmaları 1, gerçek olaylardan esinlenerek çekilmiştir…



























































Outlast oyunu gerçek hikayelerden mi uyarlandı?




Waverly Hills Sanatorium ve Mezar Buluşmaları… Tesadüf mü?




Bir çok oyuncu korkutmayı başarabilen, Red Barrels tarafından geliştirilen ve dağıtılan Outlast oyununu hepimiz biliyoruz sanırım. Fakat bu oyun hakkında herkesin bilmediği bir şeyi sizlere anlatacağız bugün. Acaba Outlast gerçek olabilir mi?


outlast-1


Bildiğiniz gibi Outlast’te bir araştırmacı olan Miles Upshur’ı kontrol ediyorduk. Karakterimize gelen bazı bilgiler sonucunda Miles Upshur, Mount Massive Asylum’a gitmeye karar veriyordu. Mount Massive Asylum ise Murkoff Corporation tarafından satın alınan Lake County, Colorado’da bulunan bir akıl hastanesiydi.





Peki Outlast’in geçtiği bu akıl hastanesi sizce bir kurgu mu? Bizce değil çünkü Waverly Hills Sanatorium isimli bir akıl hastanesi, Mount Massive Asylum’a oldukça benziyor. Waverly Hills Sanatorium isimli bu akıl hastanesinde ise 1990′lı yıllarda neredeyse 64.000 akıl hastası ölmüştür ve bu ölümlerin nedeni bugünlere kadar bulunamamıştır. Outlast’in gerçek dünyadaki benzerlikleri sadece Waverly Hills Sanatorium da değil. Türkçe’ye Mezar Buluşmaları olarak çevirilen 2 filmden oluşan bir seri de Outlast’in geçtiği mekanlara oldukça benzemektedir. Ayrıca işin can alıcı noktası iseMezar Buluşmaları 1, gerçek olaylardan esinlenerek çekilmiştir...


SSdlc01


Outlast’in sizce bu kadar gerçek öğeyi içerisinde bulundurması tesadüf mü? Ayrıca Red Barrelsneden bu tür önemli bilgileri oyunculardan sakladı? Umarız yakında öğreniriz.













ALTINIZA KAÇIRMAYA HAZIR MISINIZ?




Eğer ki cevabınız “Evet” ise, Outlast sizlere diken üstünde soğuk terler dökeceğiniz dolu dolu bir 4 saat vadediyor! Yok yok! Bu girizgâh yeterince iddialı olmadı! Şöyle söyleyeyim : Amnesia’dan bu yana yapılmış en ürkütücü maceraya çıkmaya hazırsanız; Outlast siz korku severler için neredeyse alternatifi bulunmayan bir dehşet karnavalı sunuyor! Eh… Şimdi oldu sanırım…


Outlast, tıpkı Amnesia serisinin yeni halkası olan A Machine for Pigs gibi, yollarını uzunca bir süredir gözlediğimiz, acılı kaşıntılarımızdan biriydi. Zaman aktı, proje şekillenmeye başladı ve oyunun şekillenmeye başlayan sureti bizleri iyiden iyiye meraklandırdı. Lakin oyunun son trailerının da internet ortamlarına zıplamasının ardından, Outlast’ın her baba yiğidin kalp ritmine göre bir oyun olmadığını da anlamaya başladık!


Derken, her tatlı bekleyiş gibi, Outlast’ı bekleme sürecimiz de sona erdi. Saatler gece yarısını vurmadan hemen önce, büyük bir heyecanla oyunu yükledik. Işıkları kapadık ve kamerayı hazırlayarak bizi bekleten musibetin kucağına doğru karanlıkta yol almaya başladık!


Outlast, indie oyun furyasının, iyide iyiye hız kazandığı böyle bir dönemde karşımıza çıktı çok şükür. Tamam, primitif işleyişe sahip, aklımızı kaşıyan bağımsız oyunların yeri her zaman ayrı kalacak orası kesin ama Outlast ile birlikte, bağımsız oyunların da nicel anlamda ne kadar kaliteli olabileceğini bir kere daha kanlı canlı bir biçimde deneyimlemiş oluyoruz.


Malumunuz Outlast, korku severler tarafından uzunca bir zamandır beklenen bir projeydi. Öncülüğünü Amnesia’nın yaptığı (ki bir adım gerisinde her ne kadar tam bağımsız bir yapım olmasa da Cryostasis’i bu halkanın içine alabiliriz) oyuncunun kendini savunma şansından mahrum olduğu, ard arda panik ataklar geçirdiği ve bir umacının ağına düştüğü anda da kestirmeden tahtalı köyü boyladığı bu yönelim; Outlast ile birlikte çıtasını biraz daha yükseltmiş anlaşılan. Kasvetli mekânların burnunuzun dibine dayadığı bitmek bilmez bir tehdit, üzerinize üzerinize gelen duvarlar, gölgelerin ardına gizlenmiş ve etinizden et kopartmaya ant içmiş mahlukatlar! Türün bileşenlerinin tamamını Outlast’te bulabilmeniz mümkün!


EL KAMERAM, BEN VE UCUBELERİM..




Oyunda Miles Upshur adında bir gazeteciyi kontrol ediyoruz. Bu türün vaz geçilmezi olan pek çok “meraklı karakter” gibi o da kendisine araştırmak için envai çeşit mahlukatın cirit attığı bir akıl hastanesini seçiyor. Fakat karşılaştığı hiçbir terslik, onun titreye titreye de olsa gölgelerin içine dalmasına engel olmuyor.


Tabi Upshur’un bedenine hapsolmuş olmamızın başka dezavantajları da var. Mesleğimiz gazetecilik olduğu için, oyunun ilerleyen dakikalarında, elinde ne var ne yok düşmana kafa göz girişen tipik bir survival horror kahramanına falan dönüşmüyoruz. Kendimizi savunmaktan aciz olduğumuzdan dolayı, dara düştüğümüzde genellikle iki seçeneğimiz bulunuyor önümüzde. Ya bulduğumuz ilk noktaya saklanma ya da erkekliğimizi çöpe atarak topuklama seçeneklerine sahibiz. Tabi yaratıklarla oynadığımız bu abuk saklambaç oyununda, zaman zaman sobelenmemiz de kaçınılmaz oluyor!


Oyun boyunca herhangi bir silah kullanmıyoruz ve hayatımız da büyük oranda elimizde tuttuğumuz kameraya bağlı. Özellikle zifiri karanlık mekânlarda kameramızın gece görüşünü açmadan ilerleyebilmemiz pek de mümkün değil! Dolayısıyla diğer survival horror oyunlarının aksine, burada cephane değil, yedek pil peşinde koşturuyorsunuz. Kameranızın değerini en çok, onu kaybettiğinizde anlıyorsunuz zaten. Oyunun en gerilimli anlarıysa, bir yandan tabanları yağlarken diğer yandan kameranızın bataryasını değiştirmek zorunda kaldığınızda geliveriyor.


Outlast, oldukça sert başlayan bir oyun. Hiçbir dolambaca girmeden hikâyeye balıklama atlıyor ve Upshur’u devasa akıl hastanesinin koridorlarına mıhlıyor. Genellikle tahmin edilebilir korkutma hamlelerine sırtını dayasa da, uyguladığı metotlar neredeyse her seferinde sizi yerinizden zıplatmaya yetiyor. Tıpkı Amnesia, Nosferatu : Wrath Of Malachi, Call Of Cthulhu: Dark Corners Of The Earth ya da Undying gibi türün kilit oyunlarından aşina olduğumuz gibi; açmaya yeltendiğimiz her kapının ardı, her kirişin gölgesi, potansiyel bir düşman yuvası kıvamında! Bu bakımdan, Outlast aslında oyuncuya istediklerini ve beklediklerini sunduğu için pek orijinal değil ama bu fikirleri olabilecek en dolambaçsız biçimde oyuncuya sunduğu için her halükarda korkutma işlevini yerine getiren bir oyun. Tabi piyasadaki pek çok emsaline göre, grafik şiddet içeriği konusunda da oldukça cömert davranmış yaratıcı ekip. Zaman zaman found footage kıvamında bir istismar filminin içindeymiş gibi hissediyorsunuz kendinizi.


Sadece survival horror anlayışınızı değil genel anlamda FPS anlayışınızdaki değişimin üzerine birkaç kat sıva çekiyor Outlast. Fakat her ne kadar konsept olarak birbirlerine benzeseler de, Amnesia ile Outlast arasında önemli bir fark var. Amnesia’daki neredeyse varoluşsal yalnızlık, karanlık mekanlarda yakamızı bir türlü bırakmayan o tekinsizlik hissi ve yaratıklardan koşarak kaçamama sıkıntısı, Outlast’ta yok! Bu açıdan Outlast’in daha dinamik bir oynanışa sahip ve adrenalin kaynağının; hilkat garibeleriyle giriştiğimiz kedi fare kovalamacasına dayanıyor.


BİR ŞEYLER BULDUM SANKİ?




Malum, korku – gerilim sinemasında önü alınamayan “mockumentary” çılgınlığının hakimiyeti ufaktan kabak tadı vermeye başladı. Diğer taraftan found footage ögeleri ilk defa bir video oyunda bu kadar efektif bir biçimde kullanılıyor. Hatta bu mecranın, video oyunlara, vizyon filmlerinden daha çok yakıştığı acı bir gerçek!


Outlast’in bağımsız bir oyuna göre fazlasıyla detay barındırdığını söylemiştim. Çevre tasarımları ve aydınlatmalar gerçekten de yapım ekibinin, mevcut olanakları sonuna kadar zorladığını hissettiriyor. Canavar tasarımları her ne kadar, atmosferi kadar parlak gözükmese de (büyük ihtimalle emsal tasarımlar yüzünden kapıldığım göz aşinalığı yüzünden bu kadar acımasız bir yorum yapıyorum) Clive Barker ve Todd Mcfarlane gibi isimlerin çalıştığı ekiplerin elinde yoğrulmuş izlenimi veriyor.


Son tahlilde Outlast, korku severlerin beklentilerini sonuna kadar karşılayan bir oyun. PC başında sık sık kalp krizi geçirmenizi sağlayacak bir cevher. Kısa süresi ve hızla akıp giden hikayesiyle, kısa süreli de olsa, keskin bir adrenalin patlaması vadediyor. Bu keyifli sürüşün hemen ardından da korku severlere, arayı fazla soğutmadan Amnesia : A Machine For Pigs’i beklemek düşüyor… Bir saniye? Kim var orada?!


















































Minecraft Nedir?








Minecraft, küplerle çeşitli tasarımlar yapmanızı sağlayan 2 ve 3 boyutlu oynanabilen bir oyundur. Programın ilk sürümleri Markus "Notch" Persson tarafından yazılmıştır ve Notch'un kurduğu Mojang şirketi çatısı altında geliştirilmektedir. Oyun; Dwarf Fortress, RollerCoaster Tycoon, Dungeon Keeper ve Infiniminer oyunlarından ilham alınarak geliştirilmiştir. Minecraft, 16 Mayıs 2009'da halka açık sürümden önce toplam 1 haftada yazılmış ve TIGSource forumlarında yayınlanmıştır. Ve oyun popülerliğini, dikkate değer ölçüde bu forumdan kazanmıştır. Oyun ilk sürümden beri güncellenmeye devam etmektedir. Son olarak yapımcı firma Mojang 1.8'in yakında geleceğini resmi Mojang Blog'unda duyurmuş ve oyunun 1.8 sürümünü 2 Eylül tarihinde yayınlamıştır. Oyun ile birlikte Mojang, daha sonra 2,5 milyar $'a Microsoft'a satılmıştır.





Oynanış -->

Moblar -->

Yemekler -->

Büyü ve İksir -->

Boyutlar-->

Minecraft Gelişme Yapısı-->

Bazı Modlar-->

İklimler (Biyomlar)-->

Görevler-->

Oyundaki Madenler -->





29 Temmuz 2014 Salı

Tor 0.2.4.23




Anonimity online without installation.

Download Portable Tor Online (0.8 MB)

In first screen enter: 0.2.4.23


Extract and run TorPortable.

Installer check Firefox, Opera, PaleMoon, SeaMonkey, Thunderbird & Pidgin Portable if found in expected folders to extract Tor launchers and settings.

Wait "Bootstrapped 100%: Done." in Tor console then run *TorPortable launchers.